HANOİ’DA NERELERİ GEZMELİ

HANOİ’DA NERELERİ GEZMELİ

0

1) Eski Kent Bölgesi ve Hoan Kiem Gölü: Hanoi’un merkezindeki bu göl, halk amacıyla şehirin çekirdek noktasıdır. Hem görsel olarak şehiri taçlandırır hem de halkın sosyal yaşantısının merkezini belirler. Sabahı tai chi ile bu göl kenarında karşılarlar. Hem de gölle alakalı mitolojik öyküye yürekten inanırlar.

Gölün adının Viet dilindeki manası “iade edilen kılıç”tır. Mitolojiye göre ünlü Viet İmparatoru Le Loi bir dostunun evini ziyareti esnasında metal bir çubuk görür. Arkadaşı gölde balık tutarken bu çubuk oltasına takılmıştır. İmparator çubuğu sarayına götürür, eritir ve ondan bir kılıç yapar. Kılıç bitince, üzerinde “thuan thien” (ahenk ve cennet) yazısı meydana çıkar. Le Loi anlar ki bu kılıç ona cennetten emanet edilmiştir. Komşu ülkenin saldırısında kılıcı kullanır ve savaşı kazanır. 1428 senesinde ülkede barış sağlanır. Bir gün kayığı ile gölde gezinirken gölün derinliklerinden bir kaplumbağa çıkar ve imparatora “Lütfen kılıcı Ejderha Kral’a iade et,” der. İmparator derhal kılıcı göle atar. O günden beri bu gölün adı İade Edilen Kılıç Gölü’dür. Gölün kendisi ve amacıyladeki kaplumbağalar mübarek sayılır. Ne yazık ki amacıyladeki son kaplumbağanın 2016 senesinde ölmesi halkı mateme boğdu.

 

Gölde bir kum tepeciği üzerindeki Kaplumbağa Kulesi bu efsaneyi anmak amacıyla yapılmıştır. Gölün güney kıyısında Yeşim Tapınağı yer alır. Bu tapınak, 13. yüzyılda Yuan Hanedanı ile savaşan komutanın anısına yapılmıştır. Fakat 19. yüzyılda Nguyen Van Sieu isimli Konfüçyüsçü âlim doğrulusunda onarımı yapılır ve bugün Konfüçyüs Tapınağı olarak hizmet verir. Yeşim Tapınağı, karaya Huc (“sabahın ilk güneş ışını”) Köprüsü isimli kırmızı ahşap köprü ile bağlıdır. Bu köprü şehirin simgelerinden biridir.

Yeni şehir, çağdaş bir gelişime tabi iken, eski şehir ne iyi ki hâlâ otantizmini korumakta. Eski şehirten ayrılmadan evvelce Old Town Cafe’nin enfes turtalarını denemeyi, Hang Da ya da Dong Xuan pazarlarına uğrayarak üçgen hasır şapkalardan almayı, bisikletli taşıma araçları olan çek-çeklerden kiralayarak eski şehirin daracık labirent sokaklarında 30 dakikalık bir tur atmayı ve Hanoi’un ünlü Thang Long Su Kuklası Tiyatrosu’nu izlemeyi unutmayın.

 

2) Edebiyat Tapınağı: Çok iyi korunmuş geleneksel Vietnam mimarisinin seyrek bir örneği olan Edebiyat Tapınağı, Vietnam’ın en ünlü âlimlerini onurlandırır. Ly hanedanı dehemmiyetinde 1070 senesinde kurulan bu külliye, Çin filozofu Konfüçyüs’e adanmıştır ve Vietnam’ın ilk üniversitesidir. Düşünce tarihinin büyük bilginlerinden olan Konfüçyüs’ün öğretisi, Çin’den Vietnam’a süratle yayılmıştır. Konfüçyüs’ün eğitime ehemmiyet vermesi nedeniyle bugün bilhassa üniversite öğrencileri mühim sınavlar ya da mezuniyet töreni evveli Konfüçyüs tapınaklarını ziyaret eder, Konfüçyüs’e saygılarını verir ve adaklar adar.100.000 Vietnam Dongunun üzerinde Edebiyat Tapınağı’nın resmi bulunur.

Önceleri bu üniversite yalınce asil ailelerin çocuklarını kabul etmekteydi fakat 1442 senesinden itibaren, ülkenin bütün yanısıran başarılı öğrencilere açıldı. Bu okula gelen öğrenciler, Konfüçyüs’ün ilkelerini, edebiyat ve şiir sanatını öğreniyorlardı. Bahçede kaplumbağa heykellerinin sırtlarındaki yazıtlarda, tarih süresince bu okuldan mezun olan en başarılı öğrencilerin adları kayıtlıdır.

 

3)  Ba Dinh Meydanı’ndaki mozole, Anıtkabir kadar muhteşem bir anıt ve Vietnam’ın ikonik lideri Ho Amca’nın son dinlenme yeri. Vasiyetinde yakılmak istemesine karşın mumyalanmış. Uzun bir sırada beklemeyi göze alırsanız, cam amacıyladeki mumyayı görebilirsiniz, kuşkusuz orada ise. Çünkü senenin belli zamanlarında restorasyon amacıyla Moskova’ya gönderiliyor. Ben ilk gidişimde mumyayı görebildim. Ho Chi Minh’in vücuduna bu kadar yakın olabilmek heyecan verici.

Ardından, güzel bir park içerisinden geçerek ikamet ettiği eve yürüdüm. Bu kadar yalın bir ev beklemiyor, tam tersine bir saray göreceğimi sanıyordum. Son yıllarını geçirdiği ev, geleneksel kırsal bölge mimarisine göre yapılmış ahşap, küçük, tuvaleti dışarıda bir kulübecik. Bir yatak odası ve bir çalışma odasından ibaret bir yapı. Ölümünden sonra talebi dışında oluşturulan o şaşırtıcı mozole ile karşılaştırıldığında, yaşadığı dehemmiyetde yalınliği tercih ettiğini görmek, Ho Chi Minh’i gözümde daha da yüceltti. Ne yazık ki bu kahraman, mücadelesini verilen savaşın sonucunu, ikiye bölünmüş vatanının birleşmesini, kapitalist güçlerin işgalinden kurtuluşu göremeden, 1969 senesinde yaşama veda etti.

Buradan ayrılmadan, mozolenin derhal yanısıra yer alan ve Vietnam’ın en orjinal mimarisine sahip olan Sütunlu Pagoda’yı (Dien Huu Pagoda) kesinlikle ziyaret edin. Pagoda, Ly hanedanı dehemmiyetinde, 1049’da inşa edilmiş. Budist kral rüyasında lotus yaprağı üzerinde oturmuş Kutsal Azize’nin (Buda’nın bayan olarak enkarnesi) kendisini tek sütunlu bir pagodaya götürdüğünü görür. Uyanınca danıştığı rahipler ona rüyada gördüğü pagodanın benzerini yaptırmasını tavsiye ederler. Yanındaki Budizm sembolü Bo ağacı, Ho Chi Minh’e Hindistan hükümeti doğrulusunda armağan edilmiştir. Bu pagoda da Hanoi’un sembollerinden biridir.

Leave A Reply

Your email address will not be published.

google-site-verification=THwipJbEBR9Bwe16NZcTXKKwKaqOUC6u6MKL5gWu-gE