HİNDİSTAN’IN LEZZETLERİ

HİNDİSTAN’IN LEZZETLERİ

0

Nedime Dicle

Hindistan, ilk giden gezginler amacıyla bir sınavdır. Ondan evvelce dünyada pek çok ülke gezmiş olsanız bile, Hindistan, diğer bir gezegen kadar değişik gelecektir size. Ve gitmeden evvelce konuştuğunuz şahıslar size birbirinden tümüyle karşıt görüşler sunacaktır: Kimi büyülenmiştir; renk cümbüşünden, insanların güzelliğinden, ritüellerden, yemeklerin lezzetinden bahseder. Diğerleriyse fakirlikten, toz topraktan, yollarda ineklerin olduğundan, korna sesi ve trafikten dem vurur. Hangisi gerçek derseniz, ikisi de derim. Hindistan’ı çekici kılan da işte bu karşıtlıkların oluşturduğu ahenktir.

Dünyayı keşfetme planım amacıylade Hindistan’a gidişimi ertelemiştim. Önce Güneydoğu Asya ülkelerini gezdim (Tayland, Laos, Vietnam), bu sayede Asya’yı keşfetmeye egzotik ama daha yumUşak bir geçiş yaptım. Bunların ardından, Hindistan’a gitme tarihim yaklaştıkça heyecan ile beraber gerginliğim de arttı. İlk neyi algılayacaktı gözlerim? Tutkunu mu olacaktım yoksa bir daha gelmemek üzere vedalaşacak mıydım bu ülkeyle? Yemek yiyebilecek. miydim? Hastalanacak mıydım? Rengârenk kumaşların, göz kamaştıran şıkır şıkır takıların, taşların, kınalı ayak bileklerine halhal takmış kadınların, baharatların, tütsü ve çiçek kokularının iç içe geçtiği çarşılarda kendimi mi kaybedecektim? Sayısız tanrı ve tanrıçaya adanmış ve pastayı andıran Hindu tapınakları, 3 gün 3 gece süren düğünleri, rengârenk festivalleri, bilge dilencileri, ölü yakma törenleri, Bollywood filmlerinin en tanınmış şarkıları beni tedirginlikle beraber kendisine çağrı ediyordu. Pandora’nın kutusunu açmaya gidiyordum.

Leave A Reply

Your email address will not be published.

google-site-verification=THwipJbEBR9Bwe16NZcTXKKwKaqOUC6u6MKL5gWu-gE